Ekmek Arası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ekmek Arası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Temmuz 2015 Cuma

Zamanı gelmişti, evet!

          "Hayat yoktu hiçbir yerde, ne bu şehirde, ne bu yerde, ne de bu yıldırıcı varoluşta."
          Charles Bukowski'nin otobiyografik romanı Ekmek Arası'ndan bir cümle. Bukowski kitap boyunca aslında hayatın onun için nasıl var olamadığını anlatmış. Onu sürekli döven bir baba, bunlara seyirci kalan bir anne ile geçen çocukluk ve gençlik yılları, ergenlikte de sanki bunlar yetmiyormuş gibi vücudunun her yerindeki yaralar, hayattan çok erken bıktığı için kendini sorgulamak, kötü ve daha kötü arasında yapılması gereken seçimler... İçiniz okurken kararmıyor değil; yine de okumayı bırakamıyorsunuz.
          Romanın dili beni en çok etkileyen şey oldu. Romanın kahramanı Henry Chinaski kaç yaşındaysa cümleler sanki o yaşın ağzından yazılmış. Roman ilerledikçe yaş büyüyor, dil olgunlaşıyor; ama hep sade kalıyor.
           Üniversiteyi bir yıl okuduktan sonra bırakan yazarın üniversite yaşamıyla ilgili düşünceleri de ülkedeki üniversiteli işsiz sayısını hesaba katarsak, düşündürücü:
            "Üniversite yaşamı yumuşak ve gerçeklerden uzaktı. Dışarıda, gerçek dünyada seni nelerin beklediğinden söz etmiyorlardı. Beynini teorilerle dolduruyor, kaldırımların ne kadar sert olduğunu söylemiyorlardı. Üniversite tahsili insanı sonsuza dek mahvedebilirdi. Kitaplar yumuşatıyordu insanı. Kitabını bırakıp sokağa çıktığında kitapların sana söz etmedikleri şeyler bilmek zorundaydın."
            Yalnızlığı seven, hayattan bıkmış bir adamın otobiyografisi bu kitap Avi Pardo tarafından çevrilmiş ve Metis Edebiyat tarafından basılmış. İyi okumalar