24 Temmuz 2015 Cuma

Filminin de İzlen-mesi Gereken Kitap

              Bu hafta Arthur C. Clarke'ın 2001 Bir Uzay Macerası kitabını okumanızı ve ardından Stanley Kubrick tarafından yönetilen filmi izlemenizi tavsiye ediyorum. Ben filmi sevdim, kitabı buldum, okudum. Tersi de mümkün tabii ki; böylece filmdeki bazı boşlukları doldurmuş oluyorsunuz. Kitaptan ve filmden ayrı ayrı zevk alacağınızı umuyorum.
              Ay-Gözcüsü maymun adamların kabile reisidir ve kabilesi çevresindeki onca yiyeceğe rağmen açlıktan ölmek üzeredir. Çevresindeki yaşama bakıldığında diğer hayvanlardan daha dayanıksızdır, kendisini korumak için vücudunu kaplayan kıllarından başka bir silahı yoktur, dişleri diğer hayvanlarınki gibi keskin değildir... Türünün kurtulması için bir ümit yoktur. Günün birinde kristal bir kaya onların kabilesini ziyaret edene kadar bu sefalet sürer. Kristal kaya hayatlarını değiştirmeye başlamıştır. Onlara nasıl yiyecek bulacaklarını, nasıl hayatta kalacaklarını gösterir. Onlara bilinci bahşeder.
                     Bin yıllar geçer ve insanoğlu Ay'da uzay üssü kurar. Filmde bu sıçrayış maymun adamın elindeki kemikten yapılma silahın havada dönerek uzay gemisine dönüşmesiyle tasvir edilir; hatta bu sinema tarihinin meşhur ve en başarılı geçiş sahnelerinden biridir. Stanley Kubrick insanoğlunun nereden nereye geldiğini bir geçişle güçlü bir şekilde hissettirmiştir. Kitaba dönecek olursak insanlar ayın yüzeyindeki manyetik alanda bir farklılık keşfetmişlerdir. Bu olağan dışı durumu araştırdıklarında karşılarına simsiyah, kusursuz dikdörtgen şeklinde bir kaya parçası çıkar. TMA-1 (Tyco Manyetik Anormali) adını verdikleri taş neredeyse insanlık tarihi kadar eskidir.
                      TMA aslında ilk başta gördüğümüz kristal taştan başkası değildir. İnsanlara bilinç verdikten binyıllar sonra karşımıza simsiyah çıkması insanlığın tüm adımlarını izlediğinden üzerinde düşünülmesi gereken bir konudur.
                      Hayatımıza David Bowman ve Frank Poole girer. Bunlar Jüpiter projesi için seçilmiş beş astronottan ikisidir. Diğer üç astronot Hal 9000 adlı bilgisayarın kontrolünde bir kış uykusundadır. Hal 9000 ve uyuyan üç astronot bu yolculuğun asıl amacını bilir. Amaç: TMA-2'ye ulaşmaktır. Hal 9000 bu gerçeği bilme ve bunu yol arkadaşlarından saklamanın çatışmasını yaşar. Dünya ile bağlantısını keser. Tüm mürettebatı etkisiz hale getirip yoluna devam etmeye karar verir. Bu plandan kurtulmayı başaran bir tek Bowman olur. Hal'ı devre dışı bırakır.
                      Bowman Satürn'ün uydusu Japetus'ta TMA-2'yi görür. Discovery'nin yakıtı bitmiştir ve o TMA-2'yi inceleyebilmek için küre biçmindeki kapsüle biner. Bu anne karnındaki saf ceninin bilince yolculuğunu simgeler. Bu yolculuk onu uzun yıllar önce bu deneyi yapanlarla aynı kadere yönlendirir. O artık evrendir, tanrıdır, her şeydir.
                       İyi okumalar. İyi izlemeler.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder